İşçilik Alacağı Davasında İşçi için Hızlı Yargılamanın Sağlanması ve HMK 220. Maddesinin Uygunlanmasının Sağlanması Önemlidir.
Malumunuz olduğu üzere İş davalarında basit yargılama usulü uygulanır. Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur. HMK'nun Delillerin İkamesi başlıklı 318. maddesine göre, tarafları dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır amir hükmü yer almaktadır. Delillerin verilmesi ve ilgili yerlerden celbi yargılamanın önemli aşaması olup yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve uzayıp uzamaması bakımından önem taşımaktadır. İşçilik Alacağı davasının da ivedi yargılama gerektirmesi ve basit usule tabi olması, hedeflenen yargılama süresinin 600 gün oluşu dikkate alındığında işçinin mağduriyetine neden olmamak, davacının makul sürede yargılama yapılması hakkını ihlal etmemek ve İşçilik alacağı davalarının makul sürede sonuçlandırılması işçinin emeği karşılığı elde ettiği ücreti ile hayatını idame ettirmesi nedeniyle alacağına bir an önce kavuşması açısından son derece önemli olduğundan davalı tarafından YENİ DELİL BİLDİRMESİNE MUVAFAKAT EDİLMEMELİDİR.
6100 sayılı HMK'nın 30. maddesi uyarınca yargılamanın "makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi" dosyanın sürüncemede kalmaması hususları ile "yargılamanın hızlılığı ilkesi" ve 6100 sayılı HMK'nın 114. ve 115. maddeleri dikkate alınmalıdır. Davalılara ihtaratlı Tensip zaptının tebliğ edildiği, zaptta geçen delillerin bildirilmesine ilişkin arar kararlar gereğince delil dilekçesi sunmak için süre verildiği ancak davalı tarafından dosyaya kazandırılan cevap dilekçesi ve Ekinde yer alan belgeler dışında başkaca bir delil dilekçesi sunulup sunulmadığı kontrol edilmelidir. Davalı tarafından süresinden sonra sunulan ve sunulacak EVRAKLARA MUVAFAKAT EDİLMEMELİDİR. Davalı tarafından, cevap ve delil dilekçesinde hangi vakıanın hangi delille ispat edileceğini belirtilmediği, tanık isimlerini de belirtilip belirtilmediği kontrol edilmelidir. Belirtilmemesi halinde davalının tanık dinletmesine muvafakat edilmemelidir. Deliller kısmına yazılmış ancak dosyaya süresinde sunulmamış belgenin de dosyaya kazandırılıp itibar edilmesine, savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı kapsamında muvafakat edilmemelidir. 22/07/2020 gün ve 7251 sayılı Yasa'yla değişik HMK 121, 129/1-e ve 129/2 maddelerindeki düzenlemeler ışığında davalının yargılamayı uzatmak saikiyle öninceleme duruşmasından sonra tanık ve delil bildirme talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/20431 E., 2019/18673 K. sayılı kararında,
"6100 sayılı HMK'nun 327. maddesinin 1. bendi dikkate alındığında, davada rapor alındıktan sonra yeni belgeler sunmak suretiyle davanın uzamasına ve davada gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan davalı yararına bu belgelerin sonradan sunulması nedeniyle oluşan ret miktarı nedeniyle avukatlık ücretine hükmedilmesi ve aynı nedenle yargılama giderlerinin bir kısmının davacının üzerine bırakılması hatalı ise de; belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/8. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur."
Davalının süresi içerisinde sunmadığı belgelerin bulunması halinde HMK'nun 220. maddesi uyarınca DAVACININ İDDİASI DOĞRU KABUL EDİLEREK DAVANIN KABUL EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR. (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2020/1714 E., 2020/8875 K., 07/07/2020 tarihli kararı) Davalı işveren basiretli tacir olarak kayıtları usulüne uygun tutma zorunluluğunda olup işçinin bu belgelere ulaşabilmesi ve dosyaya ibrazı kendisinden beklenemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/13134 E., 2018/7780 K., 05/04/2018 tarihli kararında,
"Davalı Belediye bir kamu kurumudur. Davacının çalıştığı günlere ilişkin kayıtlar gün gün davalı Belediye'den HMK'nun 220. maddesine göre belgeleri ile birlikte sorularak istenmelidir. Verilmemesi halinde HMK'nun 220. maddesi işletilmelidir."
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/7478 E., 2023/8775 K., 27/9/2023 tarihli kararında;
DAVA : Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilli tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR :
I.DAVA
Davacı vekili; davalı işverenin...'deki işyerinde 13.06.2012 tarihinde 4000 USD maaşla beton santral şefi olarak çalışmaya başladığı, işe alımda birçok evrak imzaladığı, Türkiye'ye geldiğinde kendisine imzalatılan iş sözleşmesinin suretinde beden işçisi olarak 560 USD ücret üzerinden çalışacağının belirtildiği, davalı işveren tarafından sigorta girişinin hiç yapılmadığı, şimdiye dek prim ödenmediği, ... 16. Noterliğinin 01.10.2014 tarihli ihtarnamesi ile 30.09.2014 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak iş akdine son verildiği belirtilerek 13.06.2012-30.09.2014 tarihleri arasında aylık 4000 Dolar ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... İnş. Enerj. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.06.2012 tarihli sözleşme ile davalı şirkette çalışmaya başladığı, Iraktaki iç karışıklık nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, bütün alacaklarının ödendiği, taraflar arasında imzalanmış hizmet akdinin ücret başlıklı 12. maddesinde davacının ücretinin aylık 600 USD olduğunun kararlaştırıldığı belirtilerek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi; hizmet tespiti talebi yönünden, davacının, 13.06.2012 - 30.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı iddiası nedeniyle ve davacıya ait sigorta hizmet cetveli incelendiğinde, 23.06.2012-30.09.2014 tarihleri arasında 21 kodu ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanmamış ülkelere götürülen işçiler için kısa vadeli sigorta kollarından bildirim yapıldığı dikkate alındığında 21 kodu ile bildirilen süreye ilişkin hizmet tespitinin gerekmediği, davacının, Kuruma bildirilmeyen 13.06.2012-22.06.2012 tarihleri arasındaki çalışma süresinin de ispat edilemediği prime esas kazancın tespiti talebi yönünden, davacı tarafın sunulan 2013 yılı Ağustos, Ekim, Aralık ayı ve 2014 yılı Ocak ayına ait ücret ödeme listelerinin yazılı delil başlangıcı sayılıp sayılmaması bakımından, belgelerde imzasına rastlanan tanık ...'nın, 2013 yılında...'de bulunan Tefirom İnşaat Anonim Şirketine ait şantiyede proje müdürü olarak çalışmaya başladığı, kendisi gittiğinde davacının beton santral şefi olarak söz konusu şantiyede çalıştığı, kendilerine aylık maaş listelerinin geldiği, en son duruşmada kendisine gösterilen ödeme belgelerinin altındaki imzaların kendisine ait olduğu, söz konusu ödeme listelerinin sonradan tanzim edilmesinin mümkün olmadığı, çalıştığı dönemde davacının söz konusu ödeme listelerinde belirtilen ücretler üzerinden çalıştığını beyan ettiği, ödeme belgelerinde imzası bulunan M. Akan'ın da davacı ile 2013 yılının Ekim ayından 2014 yılının Nisan ya da Mayıs ayına kadar çalıştığı, maaş listesini imzaladığı, ücretlerin çalışanlara ödendiği, bunun şirket içi bir evrak olduğu, orada yazan miktarların işçilere ödendiği, 2012 yılı Ağustos, Ekim, Aralık ve 2014 yılı Ocak ayına ilişkin ödeme listelerini imzaladığı, kendi dışında ...'ın da imzaladığını beyan ettiği, belgede imzası olduğu belirtilen personel sorumlusu ...'ın talimat mahkemesi tarafından alınan beyanında Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki durumu açıklamamakla birlikte resmi kayıtlardaki bilgilerin doğru olduğunu beyan ederek, dolaylı olarak fotokopi belgedeki durumun gerçeği yansıtmadığını ifade ettiği fotokopi belgenin aslı bulunamadığından imza incelemesinin yapılmadığı tanıklardan biri imzayı kabul ederken diğerinin beyanda bulunmadığı, bu durum karşısında kesin ve mutlak bir şekilde fotokopi belgenin gerçekliği ve orada yazılan miktarın davacının gerçek ücreti olduğunun anlaşılamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Tanık olarak dinlenilen ...'nın Mahkemece alınan ifade içeriğinin davacı iddialarını kanıtladığını, yine tanık olarak dinlenilen ... ve C. Kanlı'nın beyanlarının da davacının 4000 Dolar prime esas kazançla çalıştığını doğruladığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi, somut olayda davacı tarafın sonradan sunduğu 2013 yılı Ağustos, Ekim, Aralık ayı ve 2014 yılı Ocak ayına ait ücret ödeme listelerine ilişkin belgelerin fotokopi olduğu, şirket kaşesinin bulunmadığı ve asıllarına ulaşılamaması karşısında yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı işverenin...'deki iş yerinde 13.06.2012-30.09.2014 tarihleri arasında beton santral şefi olarak aylık 4000 dolar ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanakları, 5510 Sayılı Kanun'un 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Prime esas kazanç tutarının tespiti davasının yasal dayanağı 5510 Sayılı Kanun'un 80. maddesidir. Bu kapsamda davacı işçinin, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı ... Kurumuna davalı işveren/işverenler tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
3.Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkemece hizmet tespiti talebi yönünden verilen karar yerinde ise de prime esas kazancın tespiti talebine yönelik dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgelerin yazılı delil başlangıcı olduğunun anlaşılması ve HMK'nın 220. maddesi uyarınca belge asıllarının işveren tarafından ibrazının zorunlu olduğu hususu karşısında; davacı tarafından dosyaya sunulan ilgili belgelerde imzası bulunan ve talimat ile ifadesi alınan personel sorumlusu tanık ... ilgili belgeler de kendisine gösterilmek suretiyle yeniden dinlenilmeli, belgelerde imzası bulunan diğer tanık ...'nın da beyanı ile toplanan deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.
