Hukuki arabuluculuk ve avukatlık hizmetleri sunuyoruz, İş Hukuku, Banka Hukuku,Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Hukuku, Kira Hukuku, Aile Hukuku, Tüketici Hukuku , Tasarım Hukuku alanlarında hizmet vermektedir.
AdresVarlık Mahallesi Tanzimat Caddesi No : 49/11 Yenimahalle/ANKARA
Instagram'ın Kapanması Nedeniyle Zararımı Giderebilir Miyim?
02 Ağustos 2024, 10:44
Instagram'ın Kapanması Nedeniyle Zararımı Giderebilir Miyim?
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından sosyal medya platformu olan Instagram’a erişim engeli kararı alındığı belirtildi. BTK’dan ilk açıklama NTV canlı yayınında aktarılan bilgiye göre, “Katalog suçlara uymadığı gerekçesiyle kapatıldı” denildiği ve erişim engelinin kaldırılmasının Instagram’ın tutumuna bağlı olduğu ifade edildi. Bu katalog suçlar; intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama ve Atatürk’ün hatırasına hakaret ve sövmeden ibarettir. 5651 sayılı kanun 8. maddesinde sayılan suçların oluştuğu konusunda şüphe duyulduğu zaman o içeriğe erişimin bazı makamlarca engellenmesine karar verilebileceğini kabul etmiş ve suçları da birer birer sayarak katalog haline getirmiştir. Erişimin engellenmesi doğrudan doğruya Anayasal haklarımızı ilgilendirmektedir. Anayasa’nın 22. maddesinde hüküm altına alınan haberleşmenin özgürlüğü ve 25. maddedeki düşünce ve kanaat özgürlüğü hakları erişimin haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi ile ihlal edilmektedir. Instagram'a erişimin engellenmesi ile ilgili yapılan düzenleme, kanunda sınırlı olarak sayılan katolog suçlarla sınırlı olup, bu katolog suçların dışına çıkarak başka dayanak gösterilerek erişim engeli kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Katolog suçlarla erişimin engellenmesindeki amaç kanuna aykırılık oluşturan paylaşımın engellenmesidir. Ancak çok yönlü sosyal medya platformu olan Instagram'ın külliyen engellenerek kapatılması Anayasal haklara aykırıdır ve ölçüsüz bir karardır. Kanun'un ilgili kuralının keyfiliğe yol açıldığı izlenimi oluşturacak şekilde genişletici bir yoruma tabi tutulduğu görülmektedir. Kısmi engelleme ile amaca ulaşılması mümkün olduğu halde tamamen engelleme yapılması, kanunun amacına hizmet etmemekte, kullanıcıların da hukuka aykırı veya suç teşkil etmeyen içeriklerinden yararlanma hakkı ve iletişim özgürlükleri engellenmektedir.
Yüksek ziyaretçili kullanıcılar, influencerlar ve küçük ölçekli işletmeler erişimin engellenmesi nedeniyle, sitenin zararının giderilebilmesi için bir tazminat mekanizması işletilmesi gerekmektedir.
Bilgi Toplumunda İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Hakkında CM (2005)56 Final Sayılı Bildirge'de,
Bildirge'nin“Bilgi Toplumunda İnsan Hakları”başlıklı birinci bölümünde şu ifadelere yer verilmiştir:
"1. İfade, bilgi ve iletişim özgürlüğü hakkı
Bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) herkese ifade özgürlüğünü kullanabileceği emsalsiz olanaklar sağlamaktadır. Ancak BİT'ler bu özgürlük için aynı zamanda -devlet ve devlet dışı aktörler tarafından sansür uygulanması gibi- önemli bir dizi engel oluşturmaktadır.
İfade, bilgi ve iletişim özgürlüğüne elektronik ortamda, elektronik olmayan ortamda olduğu gibi saygı gösterilmelidir ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 10. maddesinde belirtilen sınırlama nedenlerinden başka bir sınırlandırmanın konusu olmamalıdır. Yani sadece elektronik ortamda bulunduğundan bahisle sınırlandırma yapılmamalıdır.
...
Üye devletler, devlet ve devlet dışı aktörler tarafından yapılan sansüre engel olmak için yasal ve uygulanabilir önlemleri sağlamalı ve geliştirmelidir.
…"
İnternette Bilginin Serbest Sınır Ötesi Akışı Konusunda Üye Devletlere Yönelik Tavsiye Kararı CM/Rec(2015)6
Kararda ilk olarak ülke sınırlarından bağımsız ve müdahale olmaksızın bilgi, fikir alma ve aktarma hakkını içeren ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun vazgeçilmez temel taşlarından, toplumun ilerlemesinin ve bireylerin gelişmesinin temel şartlarından biri olduğu vurgulanmaktadır. Kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (AİHS) ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 19. maddesinde belirtilen hak ve özgürlüklere ilişkin hükümlerin çevrim içi ve çevrim dışında eşit olarak uygulanacağı belirtilmiştir. Karara göre AİHS'in 10. maddesi yalnızca bilgilerin içeriğini değil bu bilgilerin dağıtım ve barındırma araçlarını da ilgilendirmektedir. Zira bu araçlara getirilen herhangi bir kısıtlama, bilgi alma ve verme özgürlüğüne dokunmaktadır.
Kararın "İnternet'te Bilginin Serbest Sınır Ötesi Akışına İlişkin İlkeler"başlıklı bölümünde devletlerin ulusal politikalarını değerlendirirken, geliştirirken ve uygularken internet üzerindeki serbest sınır ötesi bilgi akışını olumsuz yönde etkileyecek müdahalelerin belirlenmesi ve önlenmesinde gerekli özeni göstermeleri devletlere tavsiye edilmektedir. Bu kapsamda devletler, yasa dışı olarak nitelendirilen içeriğe veya hizmetlere erişimin engellenmesinin AİHS'in 8., 10. ve 11. maddeleri ile uyumlu olmasını sağlamakla yükümlüdür. Özellikle kamu makamları tarafından internetteki yasa dışı içerikle veya faaliyetlerle mücadele etmek için alınan önlemler, devletin sınırlarının ötesinde gereksiz ve orantısız bir etkiye neden olmamalıdır.
İnternet Özgürlüğü Konusunda Üye Devletlere Yönelik Tavsiye Kararı CM/Rec(2016)5
Kararın "İnternet Özgürlüğüne İlişkin Göstergeler"başlıklı ekinin "2.2. Kanaat Özgürlüğü ve Haber Alma ve Verme Hakkı"alt başlığı altında yer alan ilgili maddeler şöyledir:
"2.2.1. Devlet makamları veya özel sektör aktörleri tarafından bir internet platformuna (sosyal medya, sosyal ağlar, blog veya diğer web siteleri) veya BİT araçlarına (anlık mesajlaşma veya diğer uygulamalar) erişimin engellenmesi veya kısıtlanması için alınan tüm tedbirler veya bu işlemlerin yürütülmesi için devlet makamlarından gelen tüm talepler kısıtlamaların yasallığı, meşruiyeti ve orantılılığı açısından Sözleşme’nin 10. maddesinde belirtilen hükümlere uygun olmalıdır.
2.2.2. Devlet makamları veya özel sektör aktörleri tarafından bir internet içeriğinin engellenmesi, filtrelenmesi veya kaldırılması için alınan tüm tedbirler veya bu işlemlerin yürütülmesi için devlet makamlarından gelen tüm talepler kısıtlamaların yasallığı, meşruiyeti ve orantılılığı açısından Sözleşme’nin 10. maddesinde belirtilen hükümlere uygun olmalıdır.
..."
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesinin Görüşü
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 19. maddesiyle ilgili olarak 11/7/2011 ile 29/7/2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen 102. oturumunda kabul edilen 34 sayılı genel görüşlerinde şu hususlara yer vermiştir:
"12. Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 19. maddesinin 2. fıkrası, tüm ifade biçimlerini ve bunların yayılma araçlarını korur. İfade biçimleri arasında konuşma, yazı ve işaret dili ile sanatsal görüntüler ve objeler gibi sözel olmayan ifadeler bulunur. İfade araçları; kitapları, gazeteleri, broşürleri, posterleri, afişleri, kıyafet seçimini ve resmi mercilere sunulan dilekçeleri içerir. İfade araçları; tüm görsel-işitsel biçimlerinin yanı sıra elektronik ve internet tabanlı ifade biçimlerini de kapsar.
...
Taraf Devletler, internet ve mobil tabanlı elektronik bilgi yayma sistemleri gibi bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin dünyadaki iletişim teamüllerini büyük ölçüde değiştirdiğini dikkate almalıdır. Artık bilgi ve fikir alışverişi için geleneksel kitle iletişim araçlarının mutlak varlığına ihtiyaç duymayanküresel bir ağ var. Taraf Devletler, bu yeni medyanın bağımsızlığını teşvik etmek ve bireylerin oraya erişimini sağlamak için gerekli tüm adımları atmalıdır.
...
Web sayfalarının, blogların veya internet temelli, elektronik veya diğer bilgi yayma sistemlerinin, ayrıca örneğin internet hizmet sunucuları veya arama motorları gibi bu tür iletişimi destekleyen sistemlerin işleyişine getirilecek herhangi bir kısıtlama, ancak Sözleşme'nin 19. maddesinin 3’üncü fıkrasına uygun gerekçelerle kabul edilebilir. İzin verilebilir kısıtlamalar genellikle içeriğe özgü olmalıdır; belirli sitelerin ve sistemlerin işleyişine getirilecek genel yasaklar 3. fıkra ile bağdaşmaz. Ayrıca, bir siteye veya enformasyon yaygınlaştırma sistemine yalnızca hükumete veya hükumetin temsil ettiği siyasal sisteme yönelik eleştirel tutum alabileceği ve bu yönde yayınlar yapabileceği gerekçesiyle yasak getirilmesi de 3’üncü fıkra ile bağdaşmaz."
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı
34. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardandır. AİHM, ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında ifade özgürlüğünün toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini teşkil ettiğini belirtmektedir. AİHM'e göre 10. maddenin ikinci fıkrası saklı tutulmak üzere ifade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilenbilgi ve fikirleriçin değil incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. AİHM, 10. maddede güvence altına alınan bu hakkın bazı istisnalara tabi olduğunu, ancak bu istisnaların dar yorumlanması ve bu hakkın sınırlandırılmasının ikna edici olması gerektiğini vurgulamaktadır (Handyside/Birleşik Krallık [GK], B. No: 5493/72, 7/12/1976, § 49; Von Hannover/Almanya (No. 2) [BD], B. No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012, § 101)
35. AİHM'in internette ifade özgürlüğü ile ilgili kararları incelendiğinde genellikle çevrim dışı olarak geçerli olan her kuralın çevrim içi olarak da geçerli olduğu ilkesinden hareket ettiği, bununla birlikte internet ortamının kendine özgü özelliklerini de dikkate aldığı görülmektedir. AİHM, internet ortamını ifade özgürlüğünü genişleten yeni bir mecra olarak değerlendirmekte; bilgiyi alma, aktarma ve yaymaya yarayan bir yayın aracı olarak nitelemektedir (bu yönde bir değerlendirme için bkz.Ahmet Yıldırım/Türkiye, B. No: 3111/10, 18/12/2012, § 50). AİHM, ifade özgürlüğünün uygulanması konusunda internet sitelerinin önemine ilişkin görüşünüTimes Newspapers Ltd/Birleşik Krallık (No. 1 ve 2) (B. No: 3002/03 ve 23676/03, 10/3/2009, § 27) kararında vurgulamıştır. AİHM'e göre internet, erişilebilirliği ve muazzam miktarlarda bilgiyi depolama ve iletme kapasitesi açısından kamunun haberlere erişimini artırmakta ve genel olarak bilgilerin yayılmasını kolaylaştırmakta önemli bir rol oynar.
Anayasa Mahkemesi, İletişim Başkanlığı'na basın ve ifade özgürlüğüne müdahale yetkisi veren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ni 02/08/2024 tarihinde RG'de yayımlanan kararı ile iptal ettiği görülmüştür. Cumhurbaşkanının İletişim Başkanlığı'na basın ve ifade özgürlüğüne müdahale yetkisi veren mevzuat hükümlerinin, Başkanlığın alacağı tedbirlerin ve yapacağı faaliyetlerin bir edimde bulunma sonucunu doğuracağı kaçınılmaz olduğundan Başkanlık tarafından Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetine ve 28. maddesinde yer alan basın hürriyetine yönelik müdahalede bulunulacağı açık olup, bunun CBK ile düzenlenmesinin Anayasanın (temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle, siyasi haklar ve ödevlerin CBK'larla düzenlenemeyeceğini belirten) 104. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle İPTALİNE karar verilmiştir. Kararın 27/12/2023 tarihinde verilmiş olmasına rağmen 02/08/2024 tarihinde yayımlandığı görülmektedir. Karar yayım tarihinden 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.
Instagram'ın kapatılması ile zarara uğrayan influencerlar ve küçük ölçekli şirketler yürütülecek dava ve tazminat süreçleri için tarafımla iletişime geçebilirler.
... bir kent iyi çıkarılmış yasaların yürütülmesini beceriksiz yöneticilere bırakırsa, bu iyi yasalardan daha çok yararlanamayıp maskara olmaktan öte, bunlar yüzünden ...