ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ
Halk arasında Yatma Parası olarak bilinen araç mahrumiyet bedeli, aracınızın bir kaza nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi durumunda onarım süresi boyunca aracın yokluğundan kaynaklanan bir tazminat bedelidir. Geçirilen trafik kazası sonucu bu bedelin dava yoluyla talebi TBK'nun 49. maddesine göre olur. Aynı yasanın 51.maddesine göre ise, hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Bu yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere kusuru ile bir zarara sebebiyet veren kişi bu zararı ödemek yükümlülüğü altındadır.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir.Araç mahrumiyet bedeline ilişkin zarar, davacı tarafından objektif kriter ve delillerle ispatlanamasa da (olayda araç kiralandığına ve bu yönde ödeme yapıldığına dair belge sunulamamıştır) mahkeme makul tamir süresi ve ikame araç bedeli üzerinden zararı tespit etmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E:2021/26777 E.,2022/11236 K., 29/9/2022 tarihli kararı) Buna göre, kaza yapan aracın hasarına bakılır var ise ekspertiz raporu ile beraber değerlendirilir ve onarım süresini belirleyecek ağırlıklı unsurlardan aksam düzeltme macunlama, boyaya hazırlama ile hazır parça ile boyanması ve kuruma süreci gibi yoğun işçiliğin alacağı zaman da göz önünde bulundurularak zaman etüdü açısından sürecin kaç gün olacağı, sıra parça ve 1-2 günden fazla ekspertiz bekleme gibi olumsuzluklardan bağımsız şekilde, makul süre olarak bir gün belirlenecektir. Sınıfındaki günlük ortalama araç kiralama bedelinin, aracın LPG'li mi benzinli mi oluşu, kiralama piyasasına göre yaşı, aşırı kilometresi, bakım giderleri, amortisman vs. gibi hususlarda onarım süresince aracı kullanmamakla tasarruf edilmiş olacağı da dikkate alınarak kaza tarihi için (paket kiralama olarak) günlük kiralama bedeli olarak muadili bir araç için kiralamasının mümkün ve uygun olduğu belirlenecek, ikame araç için kiralamak zorunda kalması halinde, tamir süresi içerisinde ikame araç bedeli olarak, olay tarihinde (belirlenen makul gün x günlük kiralama bedeli)=davacının araç mahrumiyet bedeli olacağı, Mahkemece belirlenen kusur oranlarına göre kazanın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olan tarafın kusur oranına karşılık gelen tutarda meblağı ödeyeceği belirtilmektedir.
Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17 HD 2016/2072 E2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadargeçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir. (Yargıtay 17 HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam) Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı) Hasarlı aracın markası, tipi, modeli dikkate alınarak, “sahibinden com” gibi kiralık araç sitelerinde güncel araç kiralama bedellerinin (kaç aracın ortalamasının alındığının belirtilmesinde fayda vardır) günlük ortalamasının alınarak, kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki eşdeğerlerinin günlük KDV Dahil bedeli tespit edilmektedir. Yahut gün kaybı tutarını hesaplayabilmek için bir başka yöntem de günlük araç kiralama hizmeti veren farklı firmalar ile görüşülerek başvuran araca benzer segmentte bir aracın günlük kira bedeli öğrenilebilir ve kaza tarihindeki günlük kiralama bedeli tespit edilebilir.
Onarım süresinin tespitinde Yargıtay kararları doğrultusunda “makul tamir süresi“ baz alınarak servisler ile de görüşülerek belirlenebilir. Yedek parçaların tedariki için yine makul bir süre de ilave edilmektedir. Otomobil üreticileri ve/veya Servislerinin, tüketiciyi koruma kanunları kapsamında yedek parça bulundurma zorunluluğu vardır. Yedek parçanın geç tedarik edilmesinin sorumluluğu davalılara ait değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/18801 Esas, 2016/2649 Karar) Yedek parçaların geç tedarik edilmesinde tüm sorumluluk üreticilerde ve yetkili servislerdedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/18801 Esas, 2016/2649 Karar sayılı kararında özetle; "Aracın tamir süresi belirlenirken, gecikmeler, parça teminin beklenmesi, ekspertiz raporunun hazırlandığı tarih değil, araçta kaza sonucu meydana gelen hasarın giderilmesi için gerekli makul sürenin gözetilmesi gerekir. … gecikmeler vs. gözetilmeden aracın hasarının giderilmesi için makûl tamir süresinin tespiti … ve buna göre kazanç kaybının tespiti … gerekir.”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/8938-2017/3058 sayılı , 22.03.2017 tarihli kararında özetle; “Bilirkişi, ikame araç bedeli yönünden değerlendirme yaparken, sadece davacının sunduğu faturadaki bedelin günlük kira bedeline oranlanmasıyla bulunan ... günlük tamir süresinin makul olduğu yönünde görüş bildirmiş; araçta oluşan hasarın giderilebilmesi için gerekli makul tamir süresinin ne olduğu konusunda gerekçeli ve denetime açık, tespit raporunu da irdeleyen bir değerlendirme yapmamıştır. Bu anlamda bilirkişi raporu, hüküm kurmaya elverişli olmadığından eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınması; ya da ikame araç bedelinin ne olacağı konusunda yeniden uzman bir kişiden alınacak tespit raporuyla saptanan araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağını gözeterek ikame araç bedelinin ne olacağı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.“ yönünde karar verildiği görülmüştür.
Ancak servisler ile görüşülmesi yahut sahibinden.com kayıtlarının dosyada mevcut olmadan Bilirkişinin yetkisini aşarak dosyada delil araştırması yapması da Yönetmeliğe aykırıdır. Bilirkişinin görevi ve sorumluluğu, dava dosyası muhteviyatında mukim bulunan bilgi ve belgelerin incelenip değerlendirilmesiyle sınırlıdır. Bilirkişi dosya haricinde belge tedarik etme ve dosyaya ekleme salahiyetine sahip değildir. Ancak yaptığı hesaplamalar ve değerlendirmelerinde mesnet aldığı mevzuat ve kaynaklara atıfta bulunabilir. Tarafların dosyaya sunmadıkları veya Mahkeme tarafından dosyaya celbi sağlanmayan bilgi ve belgelerin değerlendirme dışında kalması gerektiği unutulmamalıdır. Bu nedenle dava takibinin ve delilleri dosyaya kazandırma yükümlülüğünün usulünce yerine getirilmesi önem arz etmektedir.
Endeks değişim oranı üzerinden hesaplanırsa
Hesaplama tarihindeki TÜFE ortalaması : ...
Kaza tarihindeki TÜFE ortalaması : ....
Endeks Değişim Oranı = ...
Endeks değişim oranı hesabına göre kaza tarihindeki değeri bulunmaktadır.
Hesaplamada gerekli olabilecek siteler;
TÜİK Parasal Değerleri Güncelleme Aracı: https://biruni.tuik.gov.tr/medas/donusum_hesap.zu - https://parasal-deger.hesaplama.net
Döviz Kurları: https://www.muhasebenews.com/ortalama-doviz-kuru-programi
Başvuran aracın mahrum kalınan gün kadar aracın kullanılması durumunda katlanılmak zorunda kalınacak amortisman bedeli için (lastik, motor vs) bir oran takdir ederek bu oran kadar belirlenen rakamdan indirim yapmaktadır. Emsal dosyamızda 8 gün için %10 amortisman uygulanmıştır. Emsal başka bir dosyamızda ise Hakim TBK'nun 50., 51.,52. maddelerine dayanarak 9 günlüklük araç mahrumiyet bedeline %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulamıştır. (İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/252 E., 2024/764 K., 18/12/2024 tarihli kararı) Bu oran Hakim takdirinde olup her dosya kendi özelinde değerlendirilerek hüküm tesis edilmektedir.
Araç mahrumiyet bedeli dolaylı bir zarar olduğu için Trafik ve Kasko poliçeleri tarafından karşılanmaz. Bu nedenle bu alacak kalemi kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olan araç sürücüsü ve araç sahibine yönelik açılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/I.maddesinde, işletenin hukuki sorumluluğu düzenlenmiş, anılan Kanun'un 3.maddesi ile işletenin tanımı yapılmıştır. Buna göre işleten; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışla alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı maddenin son cümlesinde ise; “Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde sorumluluk kapsamı açıklanmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2005/9934 E., 2005/10615 K., 21/11/2005 tarihli kararında "Borçlar Kanununa göre, eşyanın kısmen zarar görmesi halinde kullanılamamasından doğan zarar sorumlu kişiden talep edilebilir. Davacı tarafından davalı limited şirketine ait aracın, aracına çarptığı iddiasıyla açılan ve hasar, değer kaybı, araç mahrumiyeti talep edildiği tazminat davasında, motorlu araç hasara uğradığına göre araç mahrumiyeti zararı belirlenmelidir. Aracın tamir süresi 25 gün olarak belirlenmiştir. Zararın kesin olarak belirlenememesi halinde, TBK'nun 42. maddesinin hakime verdiği yetkiye uygun olarak davacının 25 günlük süre için araç mahrumiyet zararının takdiri ve tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir."
Uygulamada ikame araç bedeli ile araç mahrumiyet bedeli sıkça birbirine karıştırılan yahut birbiri yerine kullanılan bir hukuki terimdir. İkame araç bedeli ile araç mahrumiyet bedelinin hesaplama yöntemi aynı olmasına rağmen, ikame araç bedeli talep edebilmek için, araç kiralama faturasının davacıda bulunması gerekir. Herhangi bir araç kiralama faturası yok ise araç mahrumiyet bedeli talep edilmelidir. Ayrıca araç mahrumiyet talep edilen davada zarar gören ikame araç kullanmamış olması gerekmektedir aksi halde davanın reddolması gerekmektedir. Zira bazı durumlarda kasko ücretsiz araç verebiliyor kazaya uğrayana o halde mahrum kalınan bir araç bulunmadığından zarar mevcut değildir. Bu detaylara dikkat edilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/16141 E., 2018/8421 K., 01/10/2018 tarihli kararında, "Dava, trafik kazası sebebiyle araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka dair olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Somut olayda, değer kaybı yönünden hükme esas alınan 08.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda araçta oluşan değer kaybı, yukarda açıklanan ilkelere ve Dairemizin yerleşik uygulamasına uygun olmayan biçimde 3.321,00 TL olarak belirlenmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, davacı aracının modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı vs de gözönünde bulundurularak, yukarda açıklanan değer kaybı hesabı esaslarına uygun şekilde araçta oluşan değer kaybının tespit edilmesi hususlarında, konusunda uzman yeni bir bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, seçenekli olarak davacı tarafından belge sunulmamış olduğundan ikame araç bedelinin istenilemeyeceği, ancak mahkeme tarafından talebin uygun görülmesi hali için hesaplama yapılarak, tamir süresinin, tamir için geçen süredeki kayıp (ikame araç bedeli) davacı tarafça sunulan faturalara dayanılarak 2.000,00 TL olarak belirlendiği, davalılar tarafından bilirkişi raporuna yapılan itirazda ilk seçeneğe göre karar verilmesinin talep edildiği, mahkeme tarafından 2.000,00 TL ikame araç bedeline karar verildiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Buna göre davalıların bilirkişi raporuna itirazları da gözetilerek, aracın tamir süresinin (makul süre), tamir için geçen süredeki kaybın (ikame araç bedeli) belirlenmesi için bilirkişiden, ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir."
????Mahrumiyet bedeline ilişkin başlatılan icra takibine itiraz sonrasında İTİRAZIN İPTALİ davası yerine BELİRSİZ ALACAK DAVASI ikame edilmesinde HUKUKİ YARAR vardır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 03.09.2025 tarihli 2025/1574 E. ve 2025/1277 K. sayılı kararının ilgili kısmı şu şekildedir; “…Somut uyuşmazlıkta davadan önce davacı tarafından davadan önce icra takibi başlatmış ise de davayı itirazın iptali davası olarak açmamıştır.Dava itirazın iptali olarak açılması halinde dahi kazanç kaybının tespiti, yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belli olacaktır. Bu halde takip miktarını aşan kısım için ek dava açılabileceği gibi itirazın iptali davasının da ıslah ile "belirsiz alacak" davasına dönüştürülmesi olanaklıdır ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/9185 E. - 2021/2184 K. sayılı kararı ). Bu durumda eldeki dava, itirazın iptali olarak açılmadığına göre açılan davanın belirsiz alacak davası açılabileceği ve davacının elde ki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğuna kuşku yoktur. İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine kararı verilmesi doğru olmamıştır...”
Araç mahrumiyet bedelinin tespiti için önce kazanın gerçekleşmesinde tarafların kusuru tespit edilmekte, akabinde ise hesap bilirkişisine gitmektedir. Bu aşamada kusur için ATK'dan rapor aldırılmamasını, Karayollar Fen Heyetinden yahut İTÜ'den rapor aldırılmasını, mümkün ise kusur ve hesap bilirkişisinin aynı bilirkişi heyetine tevdii ile usul ekonomisi sağlanmalıdır. Bu kapsamda yaşadığınız mağduriyetlerde uzman kadromuzla hukuki desteğe hazırız.
